Nike, Dünya Kupası’nda 16 ülkenin sporcularının giyeceği formaları tamamen geri dönüşümden elde edilmiş kumaştan üretmeyi hedefliyor. Şirket, bu kıyafetleri “gelişmiş kimyasal geri dönüşüm” yöntemiyle %100 tekstil atığından elde ettiğini duyurdu. Medyada ve Nike yöneticileri, bu adımı sürdürülebilir moda için bir dönüm noktası olarak gösteriyor; “döngüsel” kıyafetlerin sıradan tüketicilere ulaşabileceği öne sürülüyor.
Gerçek durum ise daha karmaşık. Nike, iki kimyasal geri dönüşüm şirketiyle anlaşma imzaladı, fakat bu firmaların teknolojileri ve ölçeklenebilirliği hakkında çok az bilgi bulunuyor. Moda markalarına artan yatırımlara rağmen uzmanlar, kimyasal olarak geri dönüştürülmüş kıyafetlerin mağaza raflarında yer almasını yakın gelecekte beklememek gerektiğini belirtiyor.
UC San Francisco’dan çevre sağlık araştırmacısı Veena Singla, “teknik olarak mümkün ama gerçek hayatta gerçekleşecek mi?” sorusunu sormuş. Kimyasal geri dönüşüm üzerine çalışan akademisyenler, tüketicilerin beklendiği gibi bir geri dönüşüm döngüsü görmesini şu an için olası görmüyor. Daha gerçekçi bir senaryo, sektörün bu yöntemi sadece endüstriyel atık kumaşlarda kullanması, ki bu da tekstil üretimindeki artışa karşı yetersiz kalacak.
Moda sektörü sürdürülebilirlik sorunu taşıyor: yılda 100 milyar üzeri giyim ürünü üretiliyor, bu süreç dünyadaki sera gazı emisyonlarının %10’una ve devasa atık miktarına yol açıyor. Tekstil atıklarının büyük çoğunluğu çöp sahalarına, yakma tesislerine ya da sahipsiz depolara gönderiliyor. Üretimin %70’i ise petrol bazlı kumaşlardan, özellikle de su şişelerinde de kullanılan polyesterden geliyor.
Şirketler, plastik şişeleri polyester haline getiren mekanik geri dönüşüm modeline yöneldi ancak bu yöntemle elde edilen kumaş %70‑80 oranında yeni hammaddeyle karıştırılmak zorunda, aksi takdirde dayanıklılık sorunları ortaya çıkıyor. Kimyasal geri dönüşüm ise polimerleri çözücülerin yardımıyla temel kimyasal birimlerine ayırıp yeni lifler üretmeyi vaat ediyor; teorik olarak hiç kalite kaybı olmadan döngüsel bir çözüm sağlıyor.
Nike, bu alanda İsveç’li Syre ve ABD’li Loop Industries ile anlaşma yaptı. Araştırmalar, methanolysis gibi yöntemlerin virgin (yeni) kalite polyester üretebildiğini gösteriyor. Ancak teknik sınırlamalar hâlâ var. Portekiz’de Minho Üniversitesi’nden tekstil araştırmacısı Diana Ferreira, kimyasal geri dönüşümün yalnızca temiz, polyester ağırlıklı endüstriyel atıklarla verimli çalıştığını, karışık tüketici atıklarıyla ise büyük zorluklar yaşandığını vurguluyor. Kullanılan karışık kumaşlar, boyalar, kaplamalar, iplikler, etiketler ve fermuar gibi öğeler ekstra ön işleme ve detaylı sınıflandırma gerektiriyor.
Nonprofit Textile Exchange’tan Beth Jensen, kimyasal geri dönüşüm de dahil tüm çözümlerin fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak için gerekli olduğunu, fakat altyapının hâlâ kurulu olmadığını ve kimlerin bu altyapıyı finanse edeceğinin belirsiz olduğunu belirtiyor. Nike, hükümetler ya da geri dönüşüm firmaları gibi paydaşların ortak çalışması gerekecek.
Şirketlerin 2030’lu yıllarda kimyasal olarak geri dönüştürülmüş polyester hedeflerine ulaşması durumunda bile, tahmini yıllık 169 milyon ton polyester üretim rakamına kıyasla çok sınırlı bir etki yaratabilecekleri öngörülüyor. University of Delaware’den kimya mühendisliği profesörü Dionisios Vlachos, Syre’nin 2032 yılına kadar 3 milyon ton üretim hedefinin “çok iddialı” olduğunu söylüyor.
Gelecekte moda sektörünün sorunu, sadece geri dönüşümle değil, üretimin toplam miktarını azaltarak çözülmeli. Changing Markets Foundation’dan Nusa Urbancic, kimyasal geri dönüşümün plastik kıyafet üretimini sürdürmek için bir bahane olduğunu ve polyesterin mikro lif ve zararlı kimyasallar yayması nedeniyle tamamen terk edilmesi gerektiğini savunuyor.
Şeffaflık eksikliği de büyük bir sorun. Nike, Syre ve Loop Industries, medya taleplerine yanıt vermedi; Loop Industries 2010’dan bu yana kar etmiyor ve SEC tarafından soruşturma altında. Syre ise Vietnam’da planladığı “gigaskala” fabrikasının, ülkenin ikinci el giysi ithalatını yasaklaması nedeniyle tüketici kıyafetlerini nasıl işleyeceği konusunda net bir açıklama yapmadı.
Yorum Yap