Eskiden en iyi günlerimin bir uyku çantası içinde uyanmakla başladığını söylerdim. Uyku çantası içinde uyanmak, genellikle dışarıda bir yerde, ilginç bir şeyler yaptığınız anlamına gelir. Son birkaç yılda ise bir uyku çantası olmadan, harika günler geçirdiğim bir sabaha uyanıyorum; bunun yerine, uzun yürüyüşçüler ve ultralight topluluğunun “quilt” dediği bir ekipmanla uyuyorum.
Bu bir büyükannenizin verdiği yorgan değil. Backpacking quilt’leri naylon dış kabuk ve geleneksel uyku çantası gibi kaz dolgu içerir, fakat çocuğun etrafını tamamen sarmak yerine üzerinizde bir örtü gibi durur. Bu iki temel fayda sağlar: Daha hafiftir, yani çantanızda taşımanız gereken ağırlık azalır ve ek bir avantaj olarak da vahşi doğada hiç olmadığı kadar iyi uyuyorum.
Backpacker’ların uyku çantalarına “mummy bag” demesinin bir sebebi var; en iyi anlarında bile sıkıcı, en kötü anlarında ise boğucu olabilirler. Ben bir mumyayı taklit etmek istemem; bu yüzden quilt akımının yükselişine katılmak için çok istekliydim. Başlangıçta biraz “Stockholm Sendromu” gibi bir durum yaşadım, yerleşik alışkanlığımdan vazgeçmek bana tedirginlik verdi. Ancak denedim ve geri dönmeyi düşünmüyorum. Belki tamamen dönmem ama büyük ihtimalle geri dönmeyeceğim.
Uyku çantası ile quilt arasındaki temel fark nedir? Yukarıda kısaca bahsedildiği gibi, quilt üzerinizde durur, uyku çantası ise sizi tamamen sarar. Bunu bir burrito ile taco karşılaştırmasıyla düşünebilirsiniz: Uyku çantası bir burrito gibi vücudu tamamen sarar, quilt ise taco gibi üstte bir tortilla gibi oturur. Eğer bir burrito gibi sarılmak sizi rahatsız ediyorsa, taco gibi üzerinizde bir örtü hissetmek size daha çok hitap eder.
Bilimsel açıdan bakıldığında, geleneksel bir uyku çantasına uzandığınızda vücudunuzun ağırlığı dolgunun çoğunu yanlara kaydırır ve alt kısımda kalan dolgu sıkışır, bu da izolasyon kaybına yol açar. Quilt’ler bu sorunu ortadan kaldırır; alt katmandaki gereksiz naylon ve dolgu yoktur, sadece üzerinizde bir örtü olarak bulunur. Bu sayede genellikle daha hafif ve daha kompakt bir paket elde edilir, bu da ağırlık ve hacim konusunda hassas olan backpacker’lar için büyük bir avantajdır.
Quilt tercihinin sizdeki etkisi uyuma stilinize bağlıdır. Eğer bir “taco” insanıysanız ve burrito gibi sarılma düşüncesi sizi terletecekse, quilt sizin mutlu geleceğinizdir. Ayrıca top haline kıvrılmayı, gece çok hareket etmeyi, yan yatmayı ya da çadır arkadaşınızla örtü paylaşmayı sevenler de quilt’i tercih edebilir. Gece hiç hareket etmeyen, kendini mumya gibi kapatan bir uyku çantası meraklısıysanız, quilt’e geçmek sizin için o kadar da çekici olmayabilir.
Ben çok sıcak uyurum, yayılmış uyumayı severim, ayaklarımın sıkışmasını (soğuk olmasa bile) sevmem ve genelde hava akımlarından rahatsız olmam. Kış kayak turlarında sıfırın altındaki Fahrenheit derecelerde quilt kullanmam, ama diğer zamanlarda birkaç yıldır sadece quilt ile uyuyorum. Bu kadar denedikten sonra kesinlikle denemenizi öneririm. Eğer çekinceniz varsa, REI’den bir quilt kiralayarak araba kampı yapın; yanınızda yedek bir uyku çantası bulundurun.
Doğrudan bir uyku matı üzerine uyumak, matın izolasyon ve doku özelliklerine daha fazla bağımlı kılar. Uyku çantası biraz izolasyon sağlar ama quilt, aynı mat üzerinde biraz daha soğuk uyumanızı tetikleyebilir. Özellikle ultra hafif matlar (ör. Therm-a-Rest NeoAir XLite NXT) çıplak ciltle temas ettiğinde rahatsız edici olabilir; bu durumda bir baz katman giymek (soğukta birkaç katman) gerekir. Yaz aylarında ise Therm-a-Rest Neoloft gibi R-değeri 3 olan bir mat, 20‑30°F rated bir quilt ile 40°F’e kadar sıcaklıkları rahatlıkla karşılayabilir. Üstümde ayrıca bir puffer ceket bulundururum; gerektiğinde sadece ceketle uyuyabilirim, bu da beni donma noktasına kadar soğuk tutmaz.
İlkbahar‑sonbahar geçiş dönemlerinde (Mayıs’ta bile donma sıcaklıkları yaygın) daha izole bir uyku matı tercih ederim. Son zamanlarda Exped Ultra 6.5R (R‑değeri 6.5) kullanıyorum; 20°F rated bir quilt ve puffer ceketle 30°F’e kadar rahat bir ısı sağlar. Bu kombinasyonu Therm-a-Rest, Nemo, REI gibi büyük markaların yanı sıra Katabatic Gear, Enlightened Equipment, Feathered Friends ve Zenbivy gibi daha küçük üreticilerin quilt’leriyle de test ettim.
Testlerim sırasında quilt seçiminde dikkat edilmesi gereken birkaç nokta keşfettim. İki temel stil vardır: Kapalı ayak bölmesi olan (geleneksel uyku çantası gibi) ve tamamen açılıp düz bir örtü olarak kullanılabilen (ayak bölmesini çekme ipi ve fermuarla kapatabilen). Ben ikinci stili tercih ediyorum; bu yüzden favori quilt’lerim Enlightened Equipment Revelation 40‑degree ve REI Magma 30 Down Trail Quilt.
Enlightened Equipment Revelation, yüksek ısı‑ağırlık oranı sayesinde uzun yürüyüşçüler arasında popüler; 850 fill‑power kaz dolgu içeren bu quilt 22.5 ons ve ABD’de üretiliyor. Farklı genişlik, uzunluk, draft collar gibi seçenekleri mevcut; özelleştirme ile fiyatı 350$’dan başlıyor.
REI Magma Trail Quilt ise fiyat‑performans açısından öne çıkıyor; Revelation’ın %90’ını sunarken yıl içinde 250$’ın altında indirimli bulunabiliyor. Bağlama kayışları biraz bağcık gibi olsa da ısı tutma ve draft önleme konusunda yeterli. Zipli ayak bölmesi ve çekme ipi sayesinde quilt modundan uyku çantası moduna geçiş kolay. Benim uzun ve geniş versiyonum 24 ons ağırlığında.
Yorum Yap