Peter Thiel bağlantılı özel ağ Dialog’un, davetlileri gizli ölçütlerle derecelendirerek kimin değerli, kimin dışarıda bırakılacağına karar vermesi, elit teknoloji ve siyaset çevrelerinde veri, etik ve güç ilişkileri açısından önemli bir tartışma açıyor.
Gizli Veri Seti Kimleri Kapsıyor
Ortaya çıkan iç kayıtlar, Dialog’un yıllık çekirdek buluşmasına katılması planlanan yaklaşık 200 seçkin isme ait kişisel bilgileri içeriyor. Bu veriler arasında ev adresleri, özel telefon numaraları, e-posta adresleri, doğum tarihleri, fotoğraflar, acil durum kişileri, gıda alerjileri ve bazı üyelerin beyan ettiği siyasi eğilimler yer alıyor.
Dialog, 2006 yılında girişimci ve yatırımcı Peter Thiel ile veri sektöründen Auren Hoffman tarafından kurulmuş kapalı bir ağ olarak tanımlanıyor. Siyasetçiler, yatırımcılar, girişimciler, askerî liderler, şirket yöneticileri, akademisyenler ve gazetecileri davetli ve kayıt dışı etkinliklerde bir araya getiren yapı, üyelerine özel akşam yemekleri, küresel geziler, özel sohbet grupları ve concierge hizmetleri sunuyor.
Üyeler A, B ve C Harfleriyle Sıralanıyor
İncelenen dosyalarda her kişiye A, B veya C harf notu verildiği görülüyor. Bu notlar yalnızca üyelik statüsünü değil, kişinin şöhretini, etkisini, bağlantılarını ve organizasyon için taşıdığı değeri de yansıtıyor. Kayıtlarda C notu en ünlü ve etkili kişilere, B notu geniş çoğunluğa, A notu ise daha az öne çıkan veya daha eski üyeler olarak değerlendirilen isimlere veriliyor.
Sistem, kişilerin tanınırlığını özellikle önemsiyor. Örneğin bir oyuncu, büyük gişe yapan filmlerdeki rolü ve sosyal medya takipçi sayısı nedeniyle VIP seviyesinde değerlendirilmiş. Buna karşılık bir ekonomist, alanında tanınmasına rağmen halk tarafından çok bilinen bir kurumun başında olmadığı gerekçesiyle yapay zekâ aracı tarafından başlangıçta en üst sınıfa alınmamış. Bu kararın daha sonra Dialog çalışanları tarafından değiştirildiği belirtiliyor.
Algoritma Kimin Masaya Oturacağını Belirliyor
Dialog’un iç notları, puanlamanın yalnızca sembolik bir sınıflandırma olmadığını gösteriyor. Bu derecelendirme, katılımcıların kimlerle tanıştırılacağı, hangi oturumda kimin yanında oturacağı ve hangi etkinliklere davet edileceği gibi kararları etkiliyor. Bazı notlarda, belirli kişilerin C seviyesindeki katılımcılarla aynı masaya oturmaması gerektiği açıkça belirtiliyor.
Kayıtlar, algoritmanın kişileri ortalama bir insanın tanıyıp tanımayacağı ölçütüne göre değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Kurumlar, Fortune 500 şirketleriyle veya üst düzey ünlülerle karşılaştırılıyor. Manhattan Institute başkanı gibi tanınmış bir isim bile, kurumun genel kamuoyu tarafından daha büyük yapılardan daha az bilindiği gerekçesiyle daha düşük bir sınıfa yerleştirilebiliyor.
Ücretler, Davetler ve Dışlanmalar Puana Bağlı
Gizli sınıflandırma, katılımcıların ödediği ücretleri de etkileyebiliyor. Dialog etkinlikleri on binlerce doları bulan maliyetlere ulaşabiliyor ve kayıtlar, daha düşük puanlı kişilerin tam ücretli kategoride yer alma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Buna karşılık en üst seviyede görülen VIP katılımcıların daha avantajlı şartlarla ağırlanabildiği görülüyor.
Sistem aynı zamanda kimlerin davet edilmeyeceğine de karar vermede rol oynuyor. Bazı kişiler, düşük değer katkısı, zayıf kültürel uyum veya düşen notlar nedeniyle etkinliklerden çıkarılabiliyor. Bir kuantum bilişim girişiminin kurucusu hakkında, takipçi sayısının ve değer katkısının yeterli olmadığı gerekçesiyle kesinti önerildiği notlara yansımış durumda.
Politik Eğilimler ve Eşleşme Sistemi Takip Ediliyor
Veriler, Dialog’un üyelerin siyasi eğilimlerini de takip ettiğini gösteriyor. Bazı üyeler kendi siyasi konumlarını açıklarken, çalışanlar ayrı iç değerlendirmeler yapabiliyor. Bu değerlendirmeler kişilerin beyanlarıyla her zaman örtüşmüyor, bazı üyeler hiçbir beyanda bulunmadığı halde siyasi etiketlerle sınıflandırılıyor.
Kayıtlarda ayrıca hem profesyonel ağ kurma hem de flört amaçlı eşleşmeler için bir sistem bulunduğu görülüyor. Katılımcıların bir kısmı bekarlar havuzuna dahil olurken, çoğu için algoritma tarafından önerilen eşleşmeler hazırlanıyor. Çalışanlar bu önerileri manuel olarak düzenleyebiliyor, bazı kişileri aynı şehirde çalıştıkları veya benzer alanlarda bulundukları için eşleştirebiliyor. Buna karşılık bazı eşleşmeler, evlilik, profesyonel bağ veya belirsiz nedenlerle yasaklı listeye alınıyor.
Özel Ağların Veri Pratiği Yeni Bir Tartışma Başlatıyor
Dialog örneği, kapalı elit ağların üyelerini yalnızca sosyal statüleriyle değil, veriyle ölçülebilir bir etki karnesiyle yönettiğini gösteriyor. Şöhret, servet, siyasi eğilim, sosyal çevre ve organizasyona katılan değer gibi unsurlar bir araya getirilerek insan ilişkileri adeta optimize edilmeye çalışılıyor.
Bu tür uygulamalar, özel etkinliklerdeki mahremiyet beklentisini de yeniden tartışmaya açıyor. Katılımcılar kapalı bir ortamda fikir alışverişi yaptıklarını düşünseler bile, haklarında tutulan ayrıntılı dosyalar ve otomatik eşleşme sistemleri, bu ağların kişisel veriyi ne kadar derin işlediğini gözler önüne seriyor.
Yorum Yap