Ülke genelindeki birçok şehir, tartışmalı AI destekli plaka tanıma sistemleriyle çalışan Flock Safety gözetim sistemlerini ya benimseyip ya da sözleşmelerini iptal ediyor. Mahremiyet endişeleri ve veri kullanım şekilleri nedeniyle bu yıl onlarca şehir Flock sözleşmesini feshetti. Oregon’un Bend şehri de bu şehirlerden biri; karar ancak tutkulu belediye meclisi oturumlarından sonra alındı. Bazı kasabalar, kameraların gerçekten kapatılıp kapatılmadığından emin olamadıkları için Flock kameralarını plastik poşetlerle örtmek zorunda kaldı.
Flock şehre geldiğinde ne anlama geliyor ve teknolojisi tam olarak ne yapıyor? Cevaplar karmaşık ve ABD’de gözetim geleceği açısından kritik. Geçtiğimiz yıl, göçmenlik ve gümrük kontrolü (ICE) operasyonları sırasında Flock, haber başlıklarında sıkça yer aldı. Flock doğrudan federal ajanslarla bir ortaklığa sahip olmasa da, yerel kolluk birimleri verileri ICE gibi departmanlarla paylaşabiliyor ve bunu sıkça yapıyor. Washington Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi’nden bir çalışma, 2025 yılında en az sekiz Washington polis biriminin Flock veri ağını doğrudan ICE ile paylaştığını, başka on biriminin ise izin almadan arka kapı erişimine izin verdiğini ortaya koydu.
Super Bowl reklamlarından sonra kayıp köpek bulma kampanyalarıyla gündeme gelen Flock, Ring (Amazon’un güvenlik markası) ile planladığı ortaklık nedeniyle de eleştirildi. Bu entegrasyon, polislerin soruşturmalarda Ring ev güvenlik kameralarını talep etmesine olanak tanıyacaktı. Halk baskısının ardından Ring, Flock ile bağlarını kesti; ancak Ring de yüz tanıma sistemleri nedeniyle yeni bir dava ile karşı karşıya.
Bu sistemlerin nasıl çalıştığını ve toplulukların nasıl tepki verdiğini öğrenmek için Flock ve Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) temsilcileriyle görüştüm.
Flock sistemlerinin kurulması ne anlama geliyor?
Flock’in şehrinizde kurulduğunu duyduğunuzda, genellikle ALPR (Automatic License Plate Recognition) kameralarının yol üzerindeki araçları fotoğraflamak ve izlemek için yerleştirildiği anlamına gelir. Flock, belediyeler, polis departmanları ve hatta mahalle birliği (HOA) gibi çeşitli kurumlarla sözleşme yapar. Sözleşme imzalandığında, kamera ağları stratejik noktalara yerleştirilir. Şirket, bu kameraların plaka tanımanın ötesinde mülkiyet suçlarını (posta ve paket çalınması, ev girişi, vandallık, izinsiz giriş, hırsızlık) ve şiddet suçlarını (saldırı, kaçırma, silahlı saldırı, cinayet) azaltmayı hedeflediğini iddia eder.
Flock, sadece araçları izleyen gelişmiş kameralarla sınırlı kalmayıp, yüksek çözünürlüklü kamera donanımlı dronelar da geliştirdi. “Drone as First Responder” platformu, 911 çağrıları veya silahlı atış gibi acil durumlara hızla yanıt vererek dronları otomatik olarak havaya çıkarır. 60 mil/saat hıza kadar çıkabilen bu dronelar, araçları ya da kişileri takip edip polis ekiplerine gerçek zamanlı bilgi akışı sağlar. Droneların kaçak şüphelileri izlemek için kullanılması, devletlerin drone kullanımına izin veren yasalarla doğrudan ilişkilidir; bu konuya daha sonra değineceğim.
Bazı şehirler ve mahalleler, Flock teknolojisini kullanırken şirket adını açıkça belirtmez; sadece “Drone as First Responder” programı ya da ALPR kameralarından söz ederler. Örneğin, Kaliforniya’nın Lancaster şehri, 2024 Mart’ında bir polis drone programını duyurdu ancak Flock’in şirket olduğunu belirtmedi.
Flock plakaları ve kişileri nasıl tanımlıyor?
Flock, standart plaka kameralarının sadece araç hakkında anlık bir fotoğraf çektiğini, gerçek zamanlı izleme yapmadığını savunur. Ancak AI tabanlı video ve görüntü arama araçları sayesinde, yerel polis bu fotoğrafları birleştirerek araçların hareket geçmişini ve zaman çizelgesini oluşturabilir. Forbes’a verdiği bir röportajda, Flock video klipleri ve canlı akışlara da erişim sağlayacaklarını duyurdu.
Şirketin makine öğrenmesi, araç tipi, renk, plaka durumu, çatı rafları, boya tonları ve bagaj gibi detayları tespit edebiliyor. Flock, bu özellikleri genellikle AI olarak adlandırmaz; ancak ev güvenlik kameralarında bulunan nesne tanıma teknolojileriyle benzer. Bir portre deği, “geleneksel” kamera sistemi sayesinde gece bir iş parkında ya da halka açık bir alanda bir kişinin çerçevede olup olmadığı algılandığında uyarı gönderebilir.
Polis, Flock yazılımını kullanarak bir araç tanımıyle internet araması yapar gibi hızlı bir sorgu yapabilir; örneğin renk ve model girildiğinde son birkaç hafta içinde kaydedilen eşleşmeler listelenir. Flock ayrıca “Freeform” adlı bir araç sunar; kullanıcı doğal dil komutlarıyla “kırmızı bir tişört giymiş bir şahıs” gibi tanımları girerek ilgili görüntülere ulaşabilir.
Flock kameraları, kırmızı ışık kameralarından farklı olarak hemen her yerde kurulabilir ve tüm araçları fotoğraflayabilir. Kullanıcılar, araçlarını “Resident” (ikamet) olarak işaretlemek için bir form doldurup plaka ve adres bilgilerini sisteme kaydedebilir; bu sayede sistem o aracı beyaz listeye alır. Bunun tersi de mümkündür: “Hot List” (sıcak liste) adı verilen aranan araç listesiyle eşleşen bir plaka tespit edildiğinde polisi otomatik uyarır.
Dronelar, bu akıllı aramaları gökyüzünden devam ettirerek araçların rotasını izleyebilir ve hatta kişileri tanımlayabilir. Bu durum, özellikle arka bahçenizin üzerine süzülen bir göz olarak mahremiyet kaygılarını artırır. Flock, dronelarının uçuş yönünün öncelikle ufku taradığını, acil durum çağrısı alındığında ise aşağıya baktığını ve tüm uçuşların denetim için herkese açık bir kontrol panelinde kaydedildiğini belirtiyor.
Bu tür gözetimlerden çıkmanın kolay bir yolu yok; bir özelliği kapatmak, aboneliği iptal etmek ya da cihazı atmak gibi bir seçenek bulunmuyor. 45’den fazla şehir, kamuoyu baskısı sonrası Flock sözleşmelerini iptal etmiş olsa da, bu durum kameraların tamamen kaldırılacağı anlamına gelmiyor.
Yorum Yap