SpaceX, uzaya bir milyon veri merkezi yerleştirme hedefiyle büyük bir tartışma başlattı; bu plan, AI şirketlerinin artan enerji ve su tüketimini hafifletmeyi amaçlarken uzaydaki çöp sorununun daha da derinleşebileceği endişelerini de beraberinde getiriyor.
29 Mayıs’ta Federal İletişim Komisyonu’na (FCC) yaptığı dosyada projesine dair soruları yanıtlayan şirket, on gün sonra CEO Elon Musk ile X platformunda yaptığı video sohbette ayrıntıları genişletti. Musk, “Uzay çok büyük, kalabalıklaşmayacak. Bu uydular öyle küçük ki gözle görülmez, Dünya’ya kıyasla çok, çok minik” diyerek konseptin ölçeğini vurguladı. Yine de bilim insanları, mevcut 15.000 uydu sayısının çok ötesine geçerek bir milyon uyduya çıkmanın, ozon tabakasının incelmesi, çarpışma sayısının artması ve uzay çöpü riskinin yükselmesi gibi ciddi sorunları tetikleyeceğini belirtiyor.
Plan duyurulduğu Ocak ayından bu yana sektör uzmanları, bir milyon sayısının gerçekçi olup olmadığını sorguladı. Uydu fırlatmalarını izleyen astrofizikçi Jonathan McDowell, “10.000’e ulaşmaları şaşırtıcı, fakat bir milyon gibi bir hedef hâlâ çok uzak” dedi. Birmingham Üniversitesi uzay bilimleri profesörü Hugh Lewis, 900‑1.000 km aralığında yer alacak yarım milyondan fazla uydu için “düşük yörüngenin durumu iki on yıl öncesinden daha kötü, bu bir felaketin habercisi” uyarısında bulundu. SpaceX’in 12 Haziran’da planladığı halka arzın, AI hisselerinin S&P 500 içindeki ağırlığının artmasıyla aynı dönemde gelmesi, FCC dosyasının hazırlanışındaki aceleci yaklaşım hakkında da şüphe uyandırdı.
Projenin teknik boyutuna bakıldığında, AI1 adı verilen veri merkezi uyduları 70 metre uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğinde, toplamda 1.400 metrekarelik bir alana sahip olacak. Bu, güncel Starlink uydularının yaklaşık 12 katı büyüklükte ve New Jersey eyaletinin %1’i kadar bir alana tekabül ediyor. Her biri 6.600 pound (yaklaşık 3 t) ağırlığındaki bu dev uydular, 946‑1.002 km arasında konumlandırılacak; bu yükseklik, düşük atmosferik sürüklenmenin neredeyse hiç olmadığı bir bölge olduğu için çarpışma riski ve kalıcı çöp oluşumunu artırıyor. NASA’nın 2006 raporu, 900‑1.000 km arasındaki çarpışma oranının önümüzdeki iki yüzyılda artacağını öngörmüş, Kessler sendromu adı verilen zincirleme çarpışma senaryosunun uzay faaliyetlerini felç edebileceği uyarısında bulunmuştu.
SpaceX’in yeni uydu temizleme yaklaşımı da tartışma konusu. 2022’de FCC, uydu ömürlerini beş yıla indirmişti; ancak mevcut uygulama, uyduların alçaktan alçak yörüngeye indirilerek atmosfere yanarak çözülmesi şeklinde. Bu süreç, alüminyum ve lityum oksit nanopartikülleri atmosfere salarak ozon tabakasını tehdit ediyor. AI1 uydularının daha ağır olması (6.600 pound) ve 600 km üzerindeki yörüngelerden geri dönüş planı, “Dünya dışı” ya da “güneş çevresi” gibi yeni deorbit rotalarına yönlendirilmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, bu rotaların bile uzun vadeli çöp riskini tamamen ortadan kaldırmadığını hatırlatıyor.
Uzayda binlerce yeni uyduyun yaratacağı lojistik ve çevresel yük, yapay zeka veri merkezlerinin saha dışına taşınmasıyla ilgili uzun vadeli sürdürülebilirlik sorularını gündeme getiriyor. Şirketin büyük bir IPO’ya hazırlanırken planını aynı anda tanıtması, yatırım çekmek amacıyla abartılı rakamlar içerebileceği şüphesini pekiştiriyor. Uzayda veri merkezi ağları, enerji verimliliği açısından cazip görünse de, bir sonraki on yılda uzay çöpü yönetiminin nasıl evrileceği ve bu yaklaşımın global çöp krizine nasıl katkı yapacağı kritik konular olarak kalmaya devam edecek.
Yorum Yap