Jeotermal enerji, dünya genelinde yaklaşık 42 terawatt kapasite sunarak yıllık enerji tüketiminin iki katından fazlasını karşılayabilecek potansiyele sahip; bu da onu enerji sektörünün göz ardı edilemez bir gücü haline getiriyor. Ancak bu alandaki yatırımlar, gelişmiş nükleer fisyon ve füzyon girişimlerinin gerisinde kalıyor ve bu durum, Critical Energy adlı girişimin 19 milyon dolar tohum aşaması finansmanını daha da dikkat çekici kılıyor.
Critical Energy, jeotermal santraller için özel olarak tasarlanmış modüler türbinler geliştirerek sektördeki büyük bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Şirket, bu fonları ilk 2,5 megavatlık projesini hayata geçirmek için kullanacak ve 2027 yılına kadar bu türbinlerin bir jeotermal sahada faaliyete geçmesini planlıyor. Kurucu ortak ve CEO Spencer Jackson, bir sonraki beş yılda gigavat ölçeğinde yıllık üretim gerçekleştirmeyi amaçladığını belirtiyor.
Jeotermal enerji, özellikle veri merkezleri gibi yüksek enerji tüketen teknoloji altyapılarının ihtiyaçlarını karşılamak için hazırlanıyor; yapılan bir rapor, ileri jeotermalin 2030’a kadar yeni veri merkezlerinin üçte iki’sini besleyebileceğini öne sürüyor. Ancak mevcut projeler genellikle büyük ölçekli türbinlere yöneliyor ve bu türbinlerin sahada montajı aylar hatta yıllar sürebiliyor. Jackson, bu sorunu fabrikada üretilen, roket motorlarına benzeyen daha hızlı ve düşük maliyetli modüler türbinlerle aşmayı planladığını vurguluyor.
Jackson’ın SpaceX’te Falcon Heavy, Starship ve Raptor motorları üzerindeki deneyimi, yeni türbinlerin tasarımına doğrudan yansıyor. İlk aşamada makine atölyeleriyle iş birliği yapılarak turbomakine parçaları üretilecek ve diğer bileşenler hazır stoktan temin edilecek. İlerleyen dönemlerde Tesla ve SpaceX’in uyguladığı gibi üretim süreçlerinin daha fazla kısmı şirket içinde gerçekleştirilebilir.
Şirket, mevcut bir jeotermal sahada, İskandinavya’daki lub İtalya’daki The Geysers gibi örneklerde, modüler türbinleri deneyecek. Ayrıca, daha derin sondaj yapan ve daha fazla ısı çeken Fervo Energy gibi firmalar için 5 megavatlık büyük bir modül geliştirmekte. Jackson, 2030’ların başına kadar yıllık gigavat seviyesinde türbin üretmeyi ve 2045 yılına kadar 300 gigavatlık bir kapasiteye ulaşmayı hedefliyor.
Jeotermal enerji geliştikçe, petrol ve gaz şirketlerinin de bu alana yönelmesi bekleniyor; bu şirketlerin sondaj konusundaki uzmanlığı, yeni kuyuların hızlı bir şekilde açılmasını sağlayacak. Fakat türbin eksikliği, bu sürecin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Critical Energy, Susa Ventures ve Upfront Ventures önderliğinde bir dizi yatırımcının desteğiyle 22 milyon dolar toplamayı başardı; ayrıca Silicon Valley Bank’tan 3 milyon dolar venture debt alarak erken aşama sermayesini tamamladı.
Yorum Yap