Apple TV+’nin bilimkurgu gerilim serisi Silo, üçüncü sezonla izleyiciyi geleceğin distopik dünyasına götürürken, yapım ekibi ve oyuncular için detayların takibi giderek zorlaşıyor.
Showrunner Graham Yost, final sezonlarının çekiminde iki hatayı anımsıyor: bir sahne çekilmeden önce konuşmanın daha önce gerçekleşmiş olması gerektiğini bir oyuncu fark etmiş, diğeri ise Japon yerelleştirme ekibinin altyazının ekrandaki olayla örtüşmediğini belirtmiş. Her iki durumda da sorun hızla çözülmüş ve Yost’un tek tepkisi “Oh shit, you’re right.” olmuş. Bu tür detay kaçakları, Silo gibi çok katmanlı bir evrende bütünlüğü korumanın ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
Üçüncü sezon, 10.000 kişinin bir dikey şehir gibi yaşam sürdüğü, katmanlar arasında büyük bir spiral merdivenle sınıflandırıldığı bir yeraltı sığınak sistemini daha da genişletiyor. İlk iki sezonda izleyiciler, bu sığınakların yalnızca bir parçası olduklarını ve başka siloların da var olduğunu öğrenmişti. Yeni sezon, bu distopik geleceğin kökenine dair bir pencere açıyor; kararların alındığı günümüz dünyasına dönüşler, izleyiciyi hem gelecekle hem de geçmişle aynı anda yüzleştiriyor.
Senaryonun parçaları bir araya getirilirken oyuncular da kendi yöntemlerini geliştiriyor. Alexandria Riley, her sabah yönetmenle yapılan “story time” toplantılarının çekim sırasının karışıklığını gidermede kritik olduğunu belirtiyor. Rebecca Ferguson ise makyaj ekibinin yara ve yanık gibi detayları takip etmesinin tutarlılık sağladığını vurguluyor. Ortak oyuncu Common, sahne geçişlerinde yön bulmak için sık sık meslektaşı Alex’le iletişim kurduğunu söylüyor.
Diğer yandan Jessica Henwick, üçüncü sezonda günümüz gazetecisi Helen karakterini canlandırırken sadece kendi sahnesini okuduğunu, geri kalanını izleyici perspektifiyle deneyimlemeyi tercih ettiğini dile getiriyor. Bu kişisel yaklaşım, özellikle birden fazla zaman çizelgesiyle çalışan yapımlarda karakter bütünlüğünü korumak adına bir strateji olarak öne çıkıyor.
Serinin temelini oluşturan Hugh Howey’in üçlemeli romanları, uyarlama sürecinde önemli bir rol oynamıyor. Oyuncu Ashley Zukerman, kitapları okumanın set içi mantığı zorlaştırdığını, bunun yerine senaryoyu tamamen okuyup karakterinin bilmediği bilgileri “unutmanın” daha faydalı olduğunu açıklıyor.
Yost, dördüncü sezon planlandığını ve son iki sezonun birbiri ardına çekildiğini belirterek, ekibin artık karmaşık olay örgülerini bir arada tutma endişesinden kurtulduğunu ifade ediyor. Ferguson, yıllarca merdivenlerde tırmanıp inmenin yorucu olduğunu ve bu fiziksel zorluğu geride bırakmanın bile kendisini heyecanlandırdığını ekliyor.
Yorum Yap