Yaklaşık 40°C sıcaklıkta Nevada’nın kavurucu çölünde, bir adamın çubuğu başının üzerine kaldırmaya çalıştığını izliyorum. Başarırsanız 250.000 $ kazanacak. Adam, iki kez Olimpiyat ağırlık kaldırma yarışına katılmış Kanadalı Boady Santavy. Kasları, Marvel sinema evreninden fırlamış gibi; devasa, çizgi film karakteri gibi kolları gerçek bir insandan çok bir süper kahramana ait gibi görünüyor.
Santavy, erkekler snatch dünya rekorunu kırmaya çalışıyor: 183 kg (yaklaşık 403 lb). Birkaç saniyelik çabadan sonra çubuğu düşürüyor – resmi anlamda ‘no lift’ – ve animasyon bir hayal kırıklığı ifadesiyle kaçıyor, açıkça ağzından lanetler savuruyor.
Santavy, Memorial Day hafta sonu Las Vegas’ta toplanan 42 atletik yarışmacıdan (ağırlık kaldırıcılar, yüzücüler, koşucular) birisi. Hepsi, “Enhanced Games” adı verilen ve neredeyse tamamı performans artırıcı ilaçlar kullanan, tartışmalı bir organizasyonda yarışıyor. Eleştirmenler tarafından “steroid olimpiyatları” olarak nitelendirilen bu oyun, katılımcılarına anabolikler, testosteron, peptide’ler, insan büyüme hormonu gibi maddeleri bolca enjekte ettiriyor. Tüm bu kimyasal destek, bir tıp ekibi gözetiminde gerçekleşiyor.
Athletler, Birleşik Arap Emirlikleri’nde elit bir kompleks içinde 12 hafta boyunca antrenman yapıp, doktorların kişiye özel “protokoller” (ilaç kokteylleri) hazırladığı bir ortamda bulunmuşlardı. Yarışmacılar, katılım için “görünürlük ücreti” alıyor ve Santavy gibi bir rekor kıran ya da birinci gelen katılımcıya 1 milyon $ kadar ekstra para veriliyor – 100 metre sprint ve 50 metre serbest stil gibi disiplinlerde.
Yani “Enhanced”, profesyonel sporun kurallarını alıp tamamen çiğniyor.
Peki bir teknoloji gazetecisi olarak bu olaya neden ilgi duyuyorum? İlginç gelir; çünkü Silicon Valley bu projenin büyük bir kısmından sorumlu. Enhanced Games, kripto, AI ve biyoteknoloji firmalarından gelen eski girişimciler tarafından kurulmuş bir startup ve Peter Thiel gibi mega-yatırımcılar ile eski Coinbase yöneticisi Balaji Srinivasan bu projeye para yatırmış.
Etkinlik, insan güçlendirme endüstrisinin yükselişinin bir vitrini. Enjekte edilebilir ilaçlar ve tüketilebilir takviyeler, hem fiziksel güç hem de karlı bir iş modeli sunuyor. Tabii ki geleneksel spor sağlık otoriteleri buna karşı. Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA) Enhanced Games’i “tehlikeli” olarak niteliyor, ABD Anti-Doping Ajansı CEO’su Travis Tygart ise “karı insanüstülün önüne geçiyor” diyor.
İlaç endüstrisinin kendisi de bu konuyu eleştiriyor; fakat Enhanced organizatörleri, spordaki uzun süredir var olan bir hatayı (gizli doping) dile getiriyor. Aslında çok sayıda atlet gizlice doping yapıyor ve bu durum tıbbi gözetimin eksikliği nedeniyle riskli. Enhanced ise sporcuların ilaçları açıkça, doktor kontrolünde kullanmasını sağlıyor. Bu bir güvenlik adımı mı, yoksa sadece para kazanma stratejisi mi? Cevap, ikisinin de bir karışımı.
Enhanced Group, Inc., yakın zamanda 1.2 milyar $ değerleme ile halka açıldı. Şirket, kişiselleştirilmiş sağlık tedavileri satıyor: peptide’ler, kilo kaybı için GLP‑1’ler, testosteron enjeksiyonları ve benzeri “performans artırıcı” ilaçlar. Ayrıca Rezolve AI ile bir dijital tele‑sağlık platformu kurdu. Hedefleri, Las Vegas’ta denedikleri modeli küresel bir dağıtım ağına dönüştürmek – yani kas yapmak ve genç görünmek isteyen tüketicilere doğrudan hizmet vermek.
Ürünleri FDA onaylı olsa da, steroid kullanımının normalleşmesi genç tüketicileri daha tehlikeli, regülasyonsuz bileşiklere yönlendirebilir. Bu endişe, Enhanced’ın yarışını aynı zamanda kendi ürünlerinin ve peptide endüstrisinin bir reklam kampanyası gibi gösteriyor.
Ben ve dünyadan 200 gazeteci, yarıştan iki gün önce Las Vegas’a geldik. Enhanced, bize özel bir çalışma alanı, yemek ve sporcu/şirket yetkilileriyle röportaj imkanı sağladı; çok nazik oldukları kesin. Fakat bu işin bizimle, yani medyayla, iş planlarının bir parçası olduğu şüphesiz.
Bu meraklı gözlemcilerin görevi, bu tuhaf gösterinin varlığını halka duyurmak. Yani aslında Enhanced’ın pazarlama ekibi olarak hizmet veriyoruz.
Peptide endüstrisi, bir yıl içinde büyük bir patlama yaşayabilir; bu da yeni bir deregulasyon dalgasının habercisi. Şubat ayında ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., Joe Rogan podcast’inde peptide’lerin büyük bir hayranı olduğunu söylemişti. Kennedy, FDA’nın bazı peptide’leri kamuya daha açık hale getirmesi gerektiğini savunmuştu. Temmuz’da ise FDA, daha önce yasaklı peptide’lerin kısıtlamalarını hafifletmek üzerine bir danışma komitesi toplayacak.
Bu gelişmeler, startup’ların yasal gri bölgelerdeki kimyasallarla ürün geliştirmesine ve piyasaya ilk çıkan olmaya çalışmasına yol açtı. Diğer yandan, bazı şirketler sadece FDA‑onaylı peptide’lerle ilerliyor.
Silicon Valley’da da bu çılgınlık etkisini gösteriyor. AI‑longevity startup’u Superpower, FDA onaylı peptide satıyor; Elad Gil’un desteklediği Noho Labs da benzer bir yolda. AGI House gibi elit kulüpler, peptide enjeksiyon partileri düzenleyerek bu kültürü daha da yaygınlaştırıyor.
Peptide’ler sadece Bay Area’da değil, tüm ülkede popülerleşiyor. Gençler ve yirmili yaşlardakiler, “looksmax” (kendi görünümünü maksimuma çıkarmak) akımı içinde peptide’lere yöneliyor; spor salonları, gençler için kültür odaklı bir merkez hâline geliyor. Sosyal medya, bu yüzeyselliği besleyen bir ortam sunuyor.
Özetle, Silikon Vadisi’nin yatırımcıları, girişimcileri ve teknoloji meraklıları, peptide ve benzeri biyoteknoloji ürünlerini hem kişisel bir güç artışı hem de yüksek kâr potansiyeli olarak görüp, bu sektörü hızla büyütüyor.
Yorum Yap