Fotoğraf: Franco Origlia/Getty Images
Papa Leo XIV, ilk enciklik ve papal mektubu Magnifica Humanitası Pazartesi yayımlarken, tanınmış aziz ve önceki papaları zikretmesinin şaşırtıcı olmadığı gibi, birçok okuyucunun gözlerinin hemen üzerine çarpan isim de yüksek fantastik edebiyatın öncüsü J.R.R. Tolkien oldu. Tolkien, Katolik bir yazar olarak “Yüzüklerin Efendisi”ni kaleme almıştı.
Leo’nun mektubu, “yapay zekâ çağında insanın korunması” teması üzerine odaklanıyor ve papalık liderliğinin ilk yılı için ana hatları belirliyor. Önceki papası Papa Francis’tan esinlenerek, “tekno‑kratik bir paradigmanın giderek artan hâkimiyeti” uyarısında bulunuyor. Bu paradigma, “yaratılışı sömürge araçlarına dönüştürüp, insanları sadece verimliliği artırmaya hizmet eden bir sistemin dişlisi hâline getiriyor.”
Papalar zincirindeki bir başka miras, 1891 tarihli encikliğiyle işçi hakları ve onurunu savunan Papa Leo XIII’e de atıfta bulunuyor. Leo, yapay zekâyı sanayi devrimiyle karşılaştırıyor; ikisi de teknolojik çalkantı ve yükselen kapitalist düzenin gölgesinde insanı zor durumda bırakmıştı.
Bu uzun metin, Leo’nun AI‑skeptisizmini pekiştirirken, Tolkien referansı özellikle ilgi çekici. Çünkü sağcı milyarderler Peter Thiel ve Elon Musk, Orta Dünya mitolojisini kendi çıkarları için çarpıtan söylemlere sıkça başvurmuşlardı. Bu durum, papa’nın “tek teknolojik oligarkların insanı aşan genel yapay zekâ peşinde koştuğu” endişesini ortaya koyuyor. Bu milyarderler gerçekten hastalıkları iyileştirmek ve iklim krizini çözmek mi istiyor, yoksa sınırsız kâr ve kültürel hâkimiyet mi hedefliyor?
Leo, bu karanlık güçlere karşı kişisel sorumluluğumuzu vurgularken, Tolkien’in ünlü büyücüsü Gandalf’ın şu sözünü alıntılıyor: “Dünyanın tüm akıntılarını hâkim kılmak bizim işimiz değil, içinde bulunduğumuz çağa hizmet edip, bildiğimiz kötüleri yok ederek, sonraki nesillerin temiz bir toprakta ekim yapmasını sağlamaktır.” Bu mesaj, Musk ve Thiel’in Tolkien’i kendi çıkarlarına göre yorumlamasından tamamen uzak.
Thiel, veri analitiği şirketine “Palantir” adını verirken, Orta Dünya’da hain büyücü Saruman’ın gözetleme kristalini akla getirmiş; girişim sermayesi firması “Founders Fund”ı ise “o değerli” (One Ring) olarak nitelendiriyor. Gollum’un Tek Yüzük’e verdiği isimle aynı temayı kullanan Thiel, gücün yozlaşıcı etkisini göz ardı ediyor. Musk ise Tolkien’in epik öyküsünü “göçmen karşıtı, duvar örme” gibi bir alegoriye indirgemiş; bir X gönderisinde hobbitleri “İngiliz köylülerine” benzetip, “Gondor’un sert adamları” sayesinde barış içinde yaşamalarını söylemiş.
Oysa Tolkien, savaşın ve sanayileşmenin getirdiği yıkımı, Birinci Dünya Savaşı’nın mekanik dehşetinden ilham alarak tasvir etmişti. Saruman’ın ormanı yakıp orkları köleleştirmesi, teknolojik tiranlığın bir eleştirisiydi. Bu bakış açısı, papanın teknoloji elitini bölücülük, eşitsizlik, savaş ve çevre tahribatı yapan bir sınıf olarak eleştirmesine tam karşılık geliyor.
Thiel, Palantir’in Immigration and Customs Enforcement (ICE) ile iş birliğini sürdürürken, bu durumun farkında gibi görünüyor. Musk ise, ABD Ajansı for International Development (USAID) projelerini bertaraf ettikten sonra milyonlarca önlenebilir ölümün sorumluluğunu taşıyor ve Trump yönetiminin AI’yı ırkçı propaganda ve bombalama planlamada kullanmasını destekliyor; hatta ICE’i “Yüzüklerin Efendisi”yle yüceltmeye çalışıyor.
Tüm bu ortamda, Leo’nun Gandalf alıntısı bir mesaj niteliği taşıyor: “Verimlilik önceliği ve birkaçın elinde aşırı güç konsantrasyonu”na karşı bir kınama. Okuyucuların bu uyarıyı kavrayıp kavrayamayacağı ise ayrı bir soru.
Yorum Yap