Meta, akıllı gözlüklerine entegrasyon için, polis ve ABD ordusuna gözetim ekipmanları sağlayan bir şirketin yüz tanıma yazılımını test ediyor. WIRED’ın edindiği lisans belgesinde, Denver merkezli Rank One Computing’in bu teknolojiyle Meta AI uygulamasının test sürümüne bağlandığı görülüyor.
Rank One, gelirinin yaklaşık %80’ini devlet kurumlarından elde ediyor; US Marshals Service, yakalanan mahkumların parmak izi kullanılmadan kimlik doğrulamasında bu yazılımı, Naval Criminal Investigative Service ise ROC Watch adlı video aracını kullanıyor. Şirket, ABD Özel Operasyon Komutanlığı için kilometre uzaklıktaki yüzleri tanıyabilen bir sistem geliştirmişti ve algoritmaları başka satıcıların ürünlerine gömülü hâlde polis departmanları tarafından da kullanılmakta.
Meta’nın elde ettiği lisans, Rank One’ın yüz tanıma ve canlılık (liveness) tespiti yeteneklerini içeriyor; sistem 10 milyon yüz şablonuna kadar destek veriyor ve hâlen aktif. WIRED’ın incelemesi, bu entegrasyon kodunun bu ay içinde milyonlarca kullanıcıya sunulan Meta uygulamasının bir sürümünde hâlen bulunup aktif olmadığını, sadece sessizce durdurulduğunu gösterdi. Uygulamanın içinde, “NameTag” kod adı verilen başka bir yüz tanıma modülü de gizliydı; kullanıcıların erişimine açık değildi ve 5 Haziran’da tamamen kaldırıldı.
Meta, Rank One ile ilişkisi hakkında yorum yapmadı; lisansın ne zaman alındığı, neden gerektiği ya da sürecin devam edip etmediği sorularına yanıt vermedi. Rank One da bu konu hakkında bir açıklama yapmadı. Şirket, 2015’te yüz tanıma sistemleri geliştiren mühendisler tarafından kuruldu; kurucu ekip, ABD istihbarat araştırma kurumları için algoritma değerlendirmeleri yapmıştı. Nasdaq’ta halka açık olan Rank One’ın yönetim kadrosunda eski FBI biyometrik veri yöneticileri, CIA eski bilim‑teknoloji başkanları ve Pentagon’dan bir eski üst düzey yetkili bulunuyor.
Uzmanlar, askeri teknolojilerin tüketici ürünlerine dönüşmesinin uzun bir geçmişi olduğunu, internetin de bu sürecin bir örneği olduğunu belirtiyor. Rank One’ın sistemleri hâlihazırda çeşitli uygulamalarda yer alıyor; US Marshals Service 2021’den beri bu teknolojiyi kullanıyor, Batı Virginia’da okullar yüzleri cinsel suçlu listesiyle eşleştiriyor, DataWorks Plus ve LexisNexis’in Lumen platformları da aynı algoritmayı barındırıyor. Ancak sistemin demografik gruplar arasında tutarsız sonuçlar verdiği, NIST testlerinde kadınlar ve doğum yeri farklılıkları nedeniyle hata oranlarının değiştiği rapor edilmiştir.
ABD’de yüz tanıma konusunda kapsamlı bir ulusal düzenleme bulunmuyor; bazı eyaletler polislerin veri erişimi için mahkeme kararı almasını zorunlu kılıyor ve her geçen yıl tüketiciyi koruma yasalarına biyometrik önlemler ekleniyor. Gizlilik uzmanları, büyük şirketlerin güçlü yüz tanıma teknolojilerine erişim arzusu taşıdığını ve yeterli denetim olmadan bu teknolojinin yaygın tüketici ürünlerine dönüşmesinin büyük riskler taşıdığına dikkat çekiyor.
Yorum Yap