Güney Kore, ülkenin çip üretimi ve yapay zeka yetkinliklerini önümüzdeki yıllarda güçlendirmek amacıyla yaklaşık 1 trilyon dolarlık (760 milyar sterlin) bir yatırım paketini resmen duyurdu. Başkan Lee Jae-myung’un “Üç Mega Proje” olarak adlandırılan bu girişim, yeni çip üretim merkezleri, veri merkezleri ve robotik teknolojiler geliştirmeyi hedeflerken, ekonomik aktivitenin başkent Seul’den diğer bölgelere taşınmasını da amaçlıyor.
Lee, yatırım planını Samsung ve SK Hynix yöneticileriyle birlikte yaptığı televizyonlaşmış bir etkinlikte açıklarken, “Yapay zekanın temel bileşenlerini herhangi bir ülkeden daha hızlı güvence altına almamız gerekiyor. Yarı iletkenler, fiziksel yapay zeka ve yapay zeka veri merkezleri, büyük bir atılım için üç eksendir” ifadelerini kullandı. Planın bir “hayatta kalma” meselesi olduğunu vurgulayan başkan, endüstrinin Seul’e yoğunlaşması sonucu kırsal bölgelerdeki gerilemenin kırılması gerektiğini, bu durumun ne adalet ne de sürdürülebilir büyüme açısından kabul edilebilir olmadığını belirtti.
Bölgesel Rekabet ve Pazar Dinamikleri
Bu hamle, Tayvan, Çin ve Japonya gibi bölgesel rakip ülkelerin de çip fabrikalarına ve ilgili teknolojilere yoğun kaynak ayırdığı bir dönemde geliyor. Yapay zeka patlaması yarı iletken talebini kökten değiştirmiş, küresel bir arıza ve fiyat artışlarına yol açtı. Geçen hafta Apple ve Microsoft, bileşen maliyetlerindeki artış nedeniyle bazı cihazların fiyatlarını yükseltti. Samsung ve SK Group gibi devler, Nvidia gibi yapay zeka çipi devlerinin en büyük müşterileri arasında yer alıyor; SK Hynix’in piyasa değeri Mayıs ayında yapay zeka veri merkezi boomu sayesinde 1 trilyon doların üstüne çıktı.
Amerikan teknoloji devleri Google, Amazon ve Meta da bu yıl yalnızca yapay zeka altyapısına 650 milyar dolar yatırım taahhüdünde bulunmuş durumda. Ancak yatırımcıların bir kesimi, yapay zekaya akın eden devasa sermayenin getirisi konusunda endişe duyuyor; bu durum son günlerde bazı hisse senedi fiyatlarında gerilemelere neden oldu. Güney Kore’nin bu trilyon dolarlık paketi, hem ulusal kalkınma dengesini düzeltme hem de küresel yarı iletken yarışında stratejik bir konum koruma çabası olarak okunuyor.
Yorum Yap