Günlük yaklaşık 16,4 milyar Google araması yapılıyor ve bunların büyük bir kısmı kişilerin isimlerine yönelik. Popüler skandallar, ünlüler ya da siyasi figürlerden ziyade, sıradan insanların da buraları . Makinileştirilmiş veritabanları sayesinde, bu aramaların çoğu sizin varlığınızı da içerir. İşte bu noktada DeleteMe gibi hizmetler devreye giriyor; 2010’da kurulan şirket, veri brokergarıyla iletişime geçerek adres, telefon numarası ve e‑posta gibi kişisel bilgilerin silinmesini talep eder. Ama bu işlem, tek başına pazarlama listesinden tamamen çıkacağınızı garanti etmez.
Ben DeleteMe’yi Ocak’ta kullandım ve hala hizmetten memnunum. Tek tek bağlandığı brokerlardan gelen geri bildirimleri kontrol edebileceğiniz bir kontrol paneli sayesinde, isteklerin ne kadarının yerine getirildiğini anlık görebiliyorum. Gerçekten de spam arama sayısını düşürdü ve Google aramalarında gizli kalmasını isteyebileceğiniz kişisel verilerin kaldırılmasında yardımcı oldu. Blandik şirket Sen Incogni da benzer hizmet sunuyor ve yaşlı annem için kullandığımda benzer sonuçlar elde ettik.
White‑paper’ları incelendiğinde, veri brokergarının girişimle silme talebini kabul edebilmek için kimlik doğrulamasına ihtiyaç duyduğu, reddedebildiği ya da hiç yanıt veremediği görülüyor. Bir veri brokergarının talebi işleme alıp almadığını görmek için, audit log’ların güncellenmesi olayına dayalıdır. DeleteMe’nin paneli, Incogni’nin paneli kadar sık güncellenmese de, dahili “cerrahi" yöntemlerle daha az “bombard” yaklaşımı benimser. Bu, verilerin geçici olarak yeni bir veri tabanına eklenerek geniş hemış kabuklu bir kitleye yayılmasını engellemek için kritik bir stratejidir. Dalrymple şu şekilde özetler: “daha özelleştirilmiş bir yaklaşım, üzerinden geçer, ayrıntılı inceleme yapar, farklı brokerların verilerini tek tek inceler.”
Hukuki açıdan, kişisel veri kullanımını düzenleyen federal bir yasa kalmadığından, her eyaletin kendi koruma seviyeleri vardır. California gibi bazı bölgelerki regülasyonlar ciddi, bazıları ise neredeyse yok. Dolayısıyla veri brokergarı, doğrulama talep edebilir, talebi reddedebilir veya tamamen görmezden gelebilir. DeleteMe, deneyime dayalı olarak “kullanıcı özellikleri” bazlı bir yol haritası üretir ve bu yaklaşımına sert bir şekilde bağlı kalır. Aynı zamanda yıllar içinde vadettiği gibi, spam aramaların tamamen silinme garantisi vermez; uzun vadeli bir süreçtir.
Do Not Call (DNC) tabanlı sistemlerin de işe yaradığını söylemek zor; birçok zaafı vardır. Bazı analistler, DNC’ye kaydolmanın aslında başka bir veri tabanına eklenme riskini artırdığını öne sürüyor. Bu nedenle, veri izi küçültmek uzun vadeli bir mücadele gerektirir. DeleteMe, Meta’nın (Facebook) henüz özel bir şirket olduğu dönemden bu yana faaliyet göstermeye devam ediyor. Jason Dalrymple, periçğin “Kişisel Veri Vurgulamasının Kayıp” diye nitelendireceği bir çağda, veri silme şirketi olarak zor bir mücadele verdiğini söyleyerek, trendin tümünü dikkate alır. Onun sözleriyle, “Özel bilgi paylaşımında dönemin hepsi ‘Gizlilik ölüdür’ diye bağırıyordu.” Ancak gizliliğin geri kazanılması için irdeleyebileceğiniz bir yol var: yıllık ücret karşılığında, bireysel veri vergisini azaltmak için sürekli bir parmak iz izlemek.
Deneyimimi özetleyecek olursam, DeleteMe uzun süreli sözleşme ve sürekli izleme ile spam aramaların sayısında net düşüş sağladı, ancak yüzde yüz garanti verirken gizli veri ulaşımını tamamen ortadan kaldırmak için ne yazık ki yalnızca bir yıl sürligüzüm beğenmeyen 1 %’lik bir eksik kalmadı. Sürekli izlenebilen bir teknoloji alanında, sadece bir yıl içinde performans düşüşü hissedilen bir hizmetin, veri izinin kalıcı bir çözüm sunabildiğini savunmak doğru olmayacaktır. Ama bir yıl içinde, silme sürecinizde tarafınızdan verilecek 100 dolar yatırımın, kişisel verilerinize dayalı rahatsız edici çağrıların birtakımının azalmasını beklemek mantıklı bir yaklaşım olmaya devam ediyor.
Yorum Yap