Apple, WWDC 2026’da duyurduğu büyük Siri yenilemesiyle akıllı telefon ses asistanını daha faydalı, kişisel verilere duyarlı ve eylem odaklı hâle getirmeyi hedefliyor. Bu revizyonun kilit unsurlarından biri, Apple Intelligence kapsamında AI aracının temel modelini desteklemek için Google Gemini ile yapılan ortaklık.
Gecikmelerin ardından Apple, Siri’nin iPhone’da nasıl görüneceğini değiştiren ve bağımsız bir Siri uygulamasıyla yeni bir erişim yolu sunan dinamik bir konumlandırma stratejisi izliyor. Bu güncellemeler bu yılın ilerleyen aylarında tüketicilere ulaşacak. Kullanıcılar, Siri ile sohbet botu tarzı etkileşimler kurabilecek, geçmiş konuşmalara erişebilecek ve deneyimlerini ChatGPT’ye benzer bir biçimde sürdürebilecek.
Siri, artık telefonunuzda depolanan kişisel bilgilerden – mevcut ekrandaki içerik dahil – yararlanarak sorulara yanıt verecek. Önceki dönemlerde Siri, generatif AI dalgasının gerisinde kalmış, Google Gemini, Anthropic Claude ve OpenAI ChatGPT gibi asistanlar Apple’ın çabalarını gölgede bırakmıştı. Techsponential firmasının baş analisti Avi Greengart, “Büyük dil modellerinin yükselişiyle bu asistanlar inanılmaz yetenekler kazandı, Siri ise programatik ve sınırlı kaldı” diyor.
Yeni Siri, e-posta taslağı oluştururken Apple cihazlarınızda saklı Notlar gibi bağlamsal bilgileri çekebilecek, grup sohbetlerine göndermek üzere metin taslakları hazırlayabilecek. 2026’nın önde gelen asistanları gibi, AI aracına daha fazla kişisel veri vererek yardımcı olmasını sağlamak stratejisini benimsiyor.
2011’de iPhone 4s’e entegre edilen Siri o dönem için bir dönüm noktasıydı; hava durumunu kontrol edebiliyor, randevu oluşturabiliyor ve zamanlayıcı ayarlayabiliyordu. O zamandan beri rakiplerin asistanları Apple’ın önüne geçmeye başladı ve bu durum 2024 WWDC’sinde Apple’ın yeni, çok kişiselleştirilmiş Siri özelliklerini duyurmasına yol açtı. Ancak bu özelliklerin zamanında gelmemesi, Apple’ı 250 milyon dolarlık bir yanıltıcı reklam davasıyla karşı karşıya bıraktı.
International Data Corporation’daki cihaz ve ekran araştırma direktörü Ramon Llamas, “Apple, devlerin omuzlarında durup yenilikçi adımlar atmayı çok iyi bildi” diyerek geçmişteki başarılı geçişlerine işaret ediyor. Başarı, bu yeni Siri’nin uygulanışına ve kullanıcıların güncellemeleri gerçekten faydalı bulup bulmadığına bağlı.
2024’teki WWDC’de Siri’nin ChatGPT entegrasyonu duyurulmuş, kullanıcılar sesli sorularını OpenAI’nin chatbot’una yönlendirebiliyordu. Bağımsız Siri uygulaması, 2026’da bir AI aracından beklenen standartları sunmak için tasarlandı; önceki sohbetlere dönüp diyalogları sürdürebilecek, metin istekleri gönderme ve dosya yükleme gibi özellikler eklendi.
Siri ayrıca kamera uygulamasına da entegre olarak Google Lens benzeri bir deneyim sunacak; kullanıcılar gördükleri nesneler hakkında sorular sorabilecek. Apple, gizlilik konusundaki itibarıyla kullanıcı verilerinin korunmasına önem veriyor. Ancak bazı uzmanlar, kişisel verilere erişimin getireceği riskler konusunda endişeli. University of Chicago’da gizlilik ve insan‑bilgisayar etkileşimi üzerine çalışan Marshini Chetty, “Verimlilik artışı sağlasa da gizlilik sorunu bulanıklaşabilir” diyor.
Siri’nin yeni sürümünde yerel (on‑device) işleme vurgulanırken, generatif AI’ya yönelik kültürel tepkinin hâlâ güçlü olduğu görülüyor. UC Berkeley’li güvenlik uzmanı Serge Egelman, “Kullanıcıların bir kısmı bu AI özelliklerini istemiyor, ama şirketler bu alana büyük yatırımlar yaptığından, bu özellikler zorunlu hâle geliyor” şeklinde uyarıyor.
Ben de bu yılın ilerleyen dönemlerinde Apple’ın yenilenmiş AI asistanını denemek için sabırsızlanıyorum. Kendi kişisel verilerimi Google Gemini’ye verdiğimde, otomasyonların ne kadar hassas çalıştığına şaşırırken aynı zamanda bu derin içgörülerden rahatsız oldum. Hey Siri, sen de aynı hissi paylaşır mısın? Hadi konuşalım ve görelim.
Yorum Yap