Anthropic, bu hafta düzenlenen “The Briefing: AI for Science” etkinliğinde Claude Science adını verdiği bir AI çalışma ortamını tanıttı; bu platform, dağınık araçları ve veri setlerini tek bir noktada birleştirerek bilim insanlarına görsel ve şematik çıktılar üretme imkânı sağlıyor.
Şirket, bu lansmanı yapay zekânın bilimsel keşif hızını ve sağlık müdahalelerinin geliştirilmesini dramatik bir şekilde artırma potansiyeline bağladı ve hali hazırda Claude’u kullanan çok sayıda biyoteknoloji ve ilaç şirketinin bulunmasından gurur duydu. Ancak Anthropic, yalnızca yazılım satmakla kalmayıp, kendi ilaçlarını geliştirmeye de giriştiğini duyurdu. Yaşam bilimleri başına Eric Kauderer‑Abrams, şirketin “ihmal edilen” hastalıklara yönelik tedaviler bulmaya odaklanacağını belirtti.
AI şirketlerinin bilim ve farmasötik müşterileri çekme çabaları giderek yoğunlaşıyor; OpenAI, Amazon, Google ve benzerleri zaten kendi yaşam bilimleri araçlarıyla pazara giriyor. Anthropic’in bu adımı, büyük bir öncü AI firmasının ilaç üretim sürecine doğrudan dahil olma yönündeki en somut girişimlerden biri olarak öne çıkıyor ve şirketi, potansiyel rakip ilaç üreticilerine yazılım satışı yapan bir konuma da getiriyor.
Şirket, Insilico, DeepMind yan kuruluşu Isomorphic Labs ve büyük ilaç firmalarının kendi AI çözümlerini inşa ya da satın alma çabalarıyla aynı yarışta yer alıyor. Ancak Anthropic, planlarıyla ilgili çok fazla ayrıntı vermedi; Kauderer‑Abrams, umut vadeden aday moleküller bulunduğunda ne yapacaklarını açıklamadı ve görüşme taleplerine yanıt gelmedi. Hangi hastalıkları öncelikli hedef alacakları, laboratuvar çalışmaları, hayvan deneyleri, klinik denemeler ya da üretim aşamalarında iş ortaklıkları kurup kurmayacakları belirsizliğini koruyor.
Uzmanlar, AI’nın ilaç keşfindeki rolünün hâlâ belirsiz bir alanda olduğunu vurguluyor. Cambridge Üniversitesi profesörü ve CardiaTec kurucu ortağı Namshik Han, AI’nın “her aşamada” kullanılabildiğini, yeni bileşiklerin bulunmasından veri analizine, klinik denemelerden üretime kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirtiyor. Benzer şekilde University College London’dan Matthew Todd, AI’yı kapsayıcı bir terim olarak nitelendirerek, mevcut araştırmaları hızlandırma ve yeni ilaç fikirlerini test etme süreçlerinde değerli bir araç olduğunu söylüyor.
Anthropic’in gelişmiş modelleriyle, büyük kimyasal ve biyolojik veri havuzlarını tarayarak araştırmacılara yeni moleküller, hastalık hedefleri veya mevcut ilaçların yeni kullanım alanları önerme potansiyeli bulunuyor. Ancak bir AI‑tasarlamalı ilacın hastalara ulaşması hâlâ uzun bir yol. İki uzman da, insan denetimi ve deneysel doğrulama olmadan bir ilacın geliştirilmesinin mümkün olmadığını ve deneysel verilerin eksikliğiyle karşılaşılabileceğini belirtiyor. Oxford Üniversitesi’nden Frank von Delft, AI modellerinin hâlâ deneyleri ortadan kaldırmadığını, aday ilaçların etkinlik, toksisite ve üretim uygunluğu açısından gerçek dünyada test edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Anthropic’in biyologları işe alması ve kuru laboratuvar altyapısı kurma yönündeki girişimleri, şirketin bu alanda ciddi bir yatırım yapmayı planladığını gösteriyor. Ancak bir ilacın klinik denemelerden geçip FDA onayı alması genellikle on yıl civarında bir zaman alıyor; bu da Anthropic’in uzun vadeli bir sabır ve büyük bütçe gerektiren bir yolculuğa gireceği anlamına geliyor. AI’nın keşif sürecini hızlandırması olası olsa da, nihai başarı hâlâ geleneksel, yavaş ve titiz deneysel süreçlere bağlı.
Yorum Yap