Son Dakika
Teknoloji

Amazon’un Robot Filosu Artarken Proteus Yeni Bir Yol Haritası Çiziyor

Amazon’un global lojistik ağı, son yıllarda robotik sistemlere olan yatırımlarla kökten dönüşüyor ve bu sürecin önde gelen aktörlerinden biri, insanlarla aynı alanda otonom hareket edebilen Proteus robotları.

Londra’daki LCY3 tesisinde ve dünyadaki diğer karşılıklarında Proteus, Titan ve diğer robotlar, müşteri siparişlerini içeren rafları toplama ve paketleme istasyonlarına taşıma görevinde sürekli olarak çalışıyor. Prime Day gibi yoğun dönemlerde binlerce ek işçinin yanında robotlar da aynı tempoyu koruyarak, Amazon’un günde milyonlarca paketi işleyebilmesinin arkasında yatan teknolojik altyapıyı gözler önüne seriyor.

Yapay zeka ile robotik birleşince güvenlik ve verimlilik artıyor

Son beş yılda büyük dil modelleri ve görsel-dil modelleri de dahil olmak üzere yapay zekadaki ilerlemeler, robotların insanlarla çok daha doğal yollarla etkileşim kurmasını sağlıyor. Popüler kültürün humanoid robot hayallerinden uzak, endüstriyel ortamlara uygun form faktörlerine sahip bu makineler; Roomba’nın daha güçlü bir kardeşi gibi görünen Proteus’tan, dokunma hissine sahip ve nesneleri tanıyabilen Vulcan kol robotuna kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Şu anda Amazon’un teslerinde 1 milyonun üzerinde robot, stolama, toplama, sıralama ve taşıma gibi görevlerde aktif rol alıyor.

Amazon’un baş teknisyeni Tye Brady, Haziran başında Londra’daki bir etkinlikte, robotik portföylerinin henüz erken aşamada olduğunu ama elde edilen verilerin çok net olduğunu belirtti: robotların dağıtıldığı merkezlerde iş kazaları %41 oranında azalmış, teslim edilen ürün miktarı ise %40 oranında artmış. Brady’ye göre bu verimlilikler müşterilere daha düşük maliyet yansıtırken, robotik sistemler envanterin müşterilere fiziksel olarak daha yakın depolanmasını da mümkün kılıyor. Sistemin dağıtılması, öğrenilmesi, iyileştirilmesi ve ardından insanlar için yapabileceklerinin genişletilmesi döngüsü, Amazon’un robotik stratejisinin çekirdeğini oluşturuyor.

Proteus 2: doğal dil ile komut alan ilk tam otonom robot

Proteus, Amazon’un geliştirdiği ilk tam otonom “işbirlikçi robot” — insanların normal aktivitelerini sürdürdüğü alanlarda, bariyerler olmadan güvenli bir şekilde gezinmek üzere tasarlanmış. 7.8 inç yükseklik, 31.5 inç uzunluk ve 29.9 inç genişliğinde, yaklaşık 900 pound (yaklaşık 408 kg) taşıma kapasiteli bu platform, Hercules (1.250 pound) ve Titan (2.500 pound) gibi daha büyük kardeşlerinden daha özgür hareket edebiliyor. Zemin işaretlerine ihtiyaç duymadan ortamını zamanla öğreniyor, beklenmedik engelleri veya insanları anında tespit edip güvenli bir şekilde duruyor veya yavaşlıyor. Amazon’un robotik müşaviri Scott Dresser’ın ifadesiyle, araç etrafında “görünmez bir kuvvet alanı, bir balon” oluşturuyor ve bu sayede güvenli navigasyon sağlanıyor.

Bu ay tanıtılan Proteus 2, doğal dil işleme yeteneği kazanarak sesli komutlarla yönlendirilebilecek hale geliyor. Brady’nin açıklamasına göre, yeni bir yapay zeka mimarisi sayesinde çalışanlar, bir kolektifi yönlendirirken yaptığı gibi “Hey Proteus, bunu binanın köşesine götürebilir misin?” diyebilecek ve robot rota planlamasından zamanlamaya kadar her şeyi kendi başına halledebilecek. İkinci nesil Proteus, önümüzdeki aylarda Amazon tesislerine dağıtılmaya başlanacak.

Avrupa’da robotik altyapıya 10 milyar dolar yatırım

Yeni Proteus modeli, 2027’nin ilk yarısında Londra’nın Dartford ilçesinde, Tamiz Nehri kıyısında stratejik konumdaki LCY3 tesisine entegre edilecek. Geçen yıl Avrupa operasyonlarını büyütmek için 60 milyar dolar yatırım yapan Amazon, teslimat sürelerini kısaltmak amacıyla önümüzdeki birkaç yıl içinde robotikleเต fulfillment ağını genişletmek ve modernize etmek üzere 10 milyar dolardan fazla bir bütçe ayırıyor. Amazon Avrupa Mağazaları başkanı Mariangela Marseglia, “Teslimatı hızlandırırken sadece kutuları daha çabuk taşımıyoruz, insanlara dakikalar, hatta saatler kazandırıyoruz” diyerek, güvenli ve akıllı çalışmanın hızlı teslimatın anahtarı olduğunu vurguluyor. Çalışan önerileriyle şekillenen robotik sistemler, bu hedeflere ulaşmada kritik bir rol oynamaya devam edecek.

Amazon’un robotik vizyonu, sadece otomasyondan ibaret değil; insan-robot işbirliğini merkeze alan, güvenliği artırarak verimliliği tetikleyen ve yapay zeka ile donatılan sistemlerin sürekli öğrenme döngüsüne giren bir model inşa ediyor. Proteus 2’nin getirdiği doğal dil yeteneği, bu işbirliğini yeni bir boyuta taşıyarak, depo çalışanlarının robotlarla neredeyse konuşarak iş yapabilmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, endüstriyel robotiklerin geleceğinde “programlanmış makine” yerine “anlayan ortak” paradigmasının yer alacağının en somut kanıtı olabilir.

0d3203

0d3203

Yorum Yap

Yapay Zeka Risk Analizi | AI Model Safety Database